Arzda Karar Arayan Müstevda’ İnsan
Neden bir evimiz, memleketimiz, ait olduğumuz bir topluluk ve mümkünse hiç sarsılmayacak bir düzenimiz olsun isteriz? Neden sürekli bir yer edinme, kök salma, hayatı sabitleme çabasındayız? Ve daha da önemlisi, neden bütün bu yerleşme çabalarımıza rağmen içimizdeki tam yerleşememişlik ve ait olamamışlık hissinden bir türlü kurtulamayız? Bu sorulara Kur’an’da geçen müstekar ve müstevda’ kavramlarının perspektifinden bakabiliriz. Âdem kıssasında insanın arza inişi şu şekilde anlatılıyor: وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ “Sizin için yeryüzünde bir süreliğine bir müstekar ve bir faydalanma vardır.” 2:36, 7:24 Buradaki müstekar “yerleşme yeri”, “karar kılınacak mahal”, “durulacak yer” şeklinde anlaşılabilir. اِلٰى ح۪ينٍ ifadesi bu yerleşmenin mutlak olmadığını bildiriyor. Arzda bir yerleşme var, fakat bu yerleşme belli bir süre ile kısıtlı. Mesele de zaten tam da bu noktada. Bize bir süreliğine duracağımız bir yer olarak verilen dünyayı tek (nihai) yurt olarak görme...
- Yayınlandı
- July 13, 2026
- Güncellendi
- July 24, 2026