Neden Mebde–Me'âş–Me'âd?

Çünkü...

اِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُع۪يدُ

"Şüphesiz O bidayeten yaratır ve (me’âdına, ahirete) iade eder." 85:13


وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ۟

Doğrusu sizi arza yerleştirdik ve size orada çeşitli geçim imkanları [me'âyiş] verdik. Ne kadar az şükrediyorsunuz!" 7:10


"Evet, erkân-ı imaniye içinde iman-ı billâh [mebde] ve iman-ı bi'l-yevmi'l-âhir [me'âd] âlem-i İslâmiyetin iki kutbu ve iki güneşidir."
Kastamonu Lahikası


Varlığın mebde ve me'âdını (kaynağını ve sonunu) ıskalayan, dünyanın ve özellikle de profesyonel hayatın (me'âyişin) güzel ve çirkin vechelerini ayırt etmeyen, varlığın gözlemlediğimizin ötesinde görünmeyen boyutları olduğuna ihtimal vermeyen, cennet-cehennem dahil her şeyin insan denen kapsamlı Rabb aynasının eğitimi için var edildiğini aklına sığıştıramayan, eğitimsel ve pedagojik perspektiften yoksun her türlü söylem ve öğreti eksiktir, kusurludur.

Bu sitedeki yazılar da kusurdan azade değil. Maksat kusurlardan kurtulmak yerine, onları inceleştirmek olmalı...